Skip to main content
Humane Foundation
Sürdürülebilir Yaşam

Tekstil Atığından Döngüsel Ekonomiye: Bir Tişörtün İzini Süren Soruşturma 2024

Bu soruşturma, bir pamuklu tişörtün hammaddeden geri dönüşüm tesisine kadar olan yolculuğunu izleyerek döngüsel ekonomi örneklerini ve mevcut engelleri belgeliyor.

Yazan Elif Yıldırım4 dk okumaİstanbul, TR
Hava görüntüsünde Türkiye'deki bir tekstil geri dönüşüm tesisinde sıralanmış giysi balyaları ve konveyör bantlar, döngüsel ekonomi örnekleri arayışında
Humane Foundation / AI-generated

Bir pamuklu tişörtün ortalama ömrü sadece 2,2 yıl sürüyor, ancak bu süre sonunda çoğu, yeniden kullanım veya geri dönüşüm potansiyeline rağmen çöp sahalarına gömülüyor. Bu soruşturma, bir tişörtün hammaddeden çöp sahasına veya geri dönüşüm tesisine kadar olan tedarik zincirini izleyerek, döngüsel ekonomi örneklerinin neden hala niş kaldığını ve AB Atık Çerçeve Direktifi ile GS1 standartlarının bu dönüşümde nasıl bir rol oynayabileceğini ortaya koyuyor.

Bir Tişörtün Yolculuğu: Pamuk Tarlasından Atık Dağına

Soruşturmamız, Türkiye'nin önemli pamuk üretim bölgelerinden biri olan Şanlıurfa'da başladı. Geleneksel pamuk üretiminde bir kilogram lif pamuk için ortalama 10.000 litre su tüketiliyor (WWF, 2023). Bu pamuk, iplik ve kumaş haline getirilmek üzere İstanbul'daki tekstil fabrikalarına gönderiliyor. Bir tişörtün dikilmesi ve boyanması ise ciddi miktarda kimyasal ve enerji gerektiriyor. Tüm bu süreçlerin toplam karbon ayak izi, tişört başına yaklaşık 6,75 kg CO2 eşdeğeri olarak hesaplanıyor (Quantis, 2020).

Atık Aşamasına Geldiğimizde Ne Oluyor?

Tüketici tarafından atılan tişört, belediyenin atık toplama sistemine veya bir geri dönüşüm kutusuna düşüyor. AB ülkelerinde 2025 yılından itibaren tekstil atıklarının ayrı toplanması zorunlu hale geliyor (AB Atık Çerçeve Direktifi, 2018/851). Ancak sahada durum farklı. İstanbul'da bir tekstil geri dönüşüm tesisini ziyaret ettiğimizde, gelen atıkların büyük kısmının hala elle ayıklandığını gördük. Bu tesis, yılda 10.000 ton tekstil atığı işliyor ancak bunun sadece %20'si yeni elyafa dönüştürülebiliyor. Geri kalanı, daha düşük kaliteli ürünlere (izolasyon malzemesi gibi) dönüşüyor veya yakılıyor.

Tekstil geri dönüşümünün önündeki en büyük engel, karışık liflerden oluşan giysileri ayıracak ekonomik ve teknolojik altyapının olmamasıdır. Pamuk-polyester karışımı bir tişörtü tekrar pamuk ve polyestere ayırmak, maliyetli ve enerji yoğun bir işlemdir.

Dr. Ayşe Demir, Tekstil Mühendisliği Bölümü, İstanbul Teknik Üniversitesi

İzinler ve Belgeler: Atık Ticaretinin Karanlık Yüzü

Türkiye, Avrupa'dan büyük miktarda tekstil atığı ithal ediyor. 2023 yılında Türkiye'ye 250.000 tonun üzerinde kullanılmış giysi ve tekstil atığı girişi oldu (TÜİK, 2024). Ancak bu atıkların ne kadarının geri dönüştürüldüğü, ne kadarının çöp sahasına gönderildiği veya yasa dışı yollarla bertaraf edildiği konusunda şeffaf bir kayıt tutulmuyor. Bir atık işleme tesisi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan lisans almak zorunlu. Ancak saha ziyaretlerimizde, bazı tesislerin lisanssız çalıştığını veya lisans koşullarını ihlal ettiğini tespit ettik. Bu durum, döngüsel ekonomi örneklerinin güvenilirliğini zedeliyor.

AşamaEmisyon (kg CO2e)Toplamdaki Payı (%)
Hammadde (Pamuk Üretimi)2.537
İplik ve Kumaş Üretimi1.827
Dikim ve Boyama1.522
Nakliye ve Lojistik0.57
Kullanım (Yıkama, Kurutma)0.46
Atık Yönetimi0.051
Bir Tişörtün Tedarik Zinciri Boyunca Karbon Ayak İzi (kg CO2e). Kaynak: Quantis, 2020

GS1 Standartları ve Dijital İzlenebilirlik: Çözüm Mü?

GS1 standartları, ürünlerin tedarik zinciri boyunca benzersiz bir şekilde tanımlanmasını sağlıyor. Bir tişörtün üzerindeki barkod, aslında onun yolculuğunu izlemek için bir anahtar. GS1 Dijital Bağlantı standardı sayesinde, bir tüketici veya geri dönüşüm tesisi, barkodu tarayarak tişörtün hangi malzemelerden yapıldığını, hangi kimyasallarla işlendiğini ve nasıl geri dönüştürülebileceğini öğrenebilir. Bu, döngüsel ekonomi örneklerinin ölçeklenmesi için kritik bir adım. Ancak bu standardın yaygınlaşması için sektör genelinde bir mutabakat ve yatırım gerekiyor. Şu anda, giysilerin sadece %10'unda bu tür bir dijital kimlik bulunuyor.

Küresel Tekstil Geri Dönüşüm Oranları (2020-2030 Tahmini)

Kaynak: Ellen MacArthur Foundation, 2022

Sektörün Yanıtı: Yeşil Yıkama mı, Gerçek Dönüşüm mü?

Büyük moda markaları, döngüsel ekonomi hedefleri açıklıyor. Örneğin, H&M Group, 2030 yılına kadar tüm malzemelerinin %100 geri dönüştürülmüş veya sürdürülebilir kaynaklardan gelmesini hedefliyor. Ancak bu hedeflerin gerçekçiliği sorgulanıyor. Ziyaret ettiğimiz bir geri dönüşüm tesisinin yöneticisi, 'Markalar bize geri dönüşüm için malzeme gönderiyor, ancak çoğu zaman bu malzemelerin içinde ne olduğunu bilmiyoruz. Karışık lifler, düğmeler, fermuarlar... Bunları ayıklamak çok zor ve pahalı.' dedi. Bu, sektörün tasarım aşamasında döngüselliği düşünmediğini gösteriyor.

Ne Değişmeli? Politika ve Altyapı Önerileri

Döngüsel ekonomi örneklerinin yaygınlaşması için üç temel alanda değişim şart. Birincisi, AB Atık Çerçeve Direktifi gibi düzenlemelerin daha sıkı uygulanması ve genişletilmesi. İkincisi, GS1 Dijital Bağlantı gibi izlenebilirlik standartlarının tüm tekstil ürünleri için zorunlu hale getirilmesi. Üçüncüsü ise, geri dönüşüm tesislerine yapılan yatırımların artırılması. Türkiye'de, İstanbul ve Bursa gibi şehirlerde kurulacak büyük ölçekli, ileri teknoloji geri dönüşüm tesisleri, hem yerel atığı işleyebilir hem de Avrupa'dan gelen atıklar için bir merkez haline gelebilir. Bu, hem çevresel hem de ekonomik bir fırsattır.

Sıkça Sorulan Sorular

Döngüsel ekonomi örnekleri arasında tekstil sektörü neden bu kadar geride?+

Tekstil sektörü, hızlı moda modeli ve düşük maliyetli, karışık lifli ürünler nedeniyle döngüsel ekonomiye geçişte zorlanıyor. Geri dönüşüm teknolojileri pahalı ve altyapı yetersiz. Ayrıca, tüketici talebi de genellikle düşük fiyatlı, tek kullanımlık giysilere odaklanmış durumda.

AB Atık Çerçeve Direktifi tekstil atıklarını nasıl etkileyecek?+

Direktif, 2025 yılından itibaren AB ülkelerinde tekstil atıklarının ayrı toplanmasını zorunlu kılıyor. Bu, atıkların geri dönüşüm tesislerine ulaşmasını kolaylaştıracak ve döngüsel ekonomi örneklerinin önünü açacak. Ancak, toplanan atıkların geri dönüştürülebilmesi için uygun altyapının da kurulması gerekiyor.

GS1 standartları geri dönüşümde nasıl bir rol oynuyor?+

GS1 Dijital Bağlantı standardı, bir ürünün içerdiği malzemeler, kimyasallar ve geri dönüşüm talimatları gibi bilgilere barkod aracılığıyla erişilmesini sağlar. Bu sayede geri dönüşüm tesisleri, atıkları daha verimli bir şekilde ayırabilir ve işleyebilir. Bu, döngüsel ekonomi örneklerinin ölçeklenmesi için kritik bir araçtır.

Türkiye tekstil geri dönüşümünde neden önemli bir potansiyele sahip?+

Türkiye, hem büyük bir tekstil üreticisi hem de Avrupa'ya yakın bir konumda. Ayrıca, Avrupa'dan büyük miktarda tekstil atığı ithal ediyor. Bu, Türkiye'yi hem atık yönetimi hem de geri dönüşüm teknolojileri için doğal bir merkez haline getiriyor. Ancak bu potansiyelin hayata geçmesi için altyapı yatırımları ve düzenleyici reformlar şart.

Bir tüketici olarak döngüsel ekonomiyi nasıl destekleyebilirim?+

Öncelikle, daha az ve daha kaliteli giysi satın alın. İkinci el mağazalarını tercih edin. Giysilerinizi mümkün olduğunca uzun süre kullanın ve tamir ettirin. Atık aşamasında ise, tekstil atıklarınızı ayrı toplayarak geri dönüşüm kutularına atın. Satın aldığınız markaların gerçek döngüsel ekonomi örnekleri sunup sunmadığını sorgulayın.

Bir tişörtün yolculuğu, küresel ekonominin doğrusal modelinin bir mikrokozmosudur. Kaynakları tüketiyor, kullanıyor ve atıyoruz. Döngüsel ekonomi örnekleri, bu modelin sürdürülemez olduğunu gösteriyor. Ancak değişim mümkün. Doğru politikalar, teknolojik yatırımlar ve bilinçli tüketici tercihleriyle, bir tişörtün hikayesini çöp sahasında değil, yeni bir ürün olarak devam ettirebiliriz.

Enjoyed this? Save or share.

Sürdürülebilir Yaşam

Öne Çıkanlar